Analiz, plan, kod, kontrol: yapay zekâ ile geliştirme ritmimiz 🤖
Blocks Beyond The Stars'ta yapay zekâyı çok kullandığımızı hiç saklamadık — onsuz bu büyüklükte bir oyun mesai sonrası projesi olarak mümkün olmazdı. Ama bizim için “yapay zekâ ile geliştirmek” şu demek değil: bir istek yaz, sonucu al, umut et. Aylar içinde sabit bir düzen oluştu; şaşırtıcı derecede eski kafalı geliyor — ve tam da bu yüzden işe yarıyor. Bugün hepsini anlatıyoruz.
Her zaman bir insan ve bir fikirle başlıyor. Herhangi bir yapay zekâ bir şey yapmadan önce, biri bir şey istemiş ya da fark etmiş oluyor: geri bildirim tuşuyla hayvanların duvarlarının içinde belirdiğini bildiren bir oyuncu — ya da oyunun ortasında Justus'un neyi özlediğini söylemesi. Yapay zekâ burada görev icat etmiyor. Görevler ona veriliyor.
Sonra yapay zekâ aşamalar halinde çalışıyor. Dört tane, hep aynı sırayla: analiz, planlama, uygulama, doğrulama. (Beşinci adım, elle test, sonra geliyor — ama o yine bir insanın işi, birazdan daha fazlası.) En önemli numara, yapay zekânın neyi yapmasına izin verilmediği: hemen kod yazmak. Hemen yazmaya başlayan bir yapay zekâ yanlış sorunu etkileyici bir hızla çözüyor. Bu yüzden her büyük görev bir analizle başlıyor — zaten ne var, neden gerçekte nerede, başka neler buna bağlı? Sonuç metin, kod değil.
Sonra plan geliyor — ve okunuyor. Analizi planlama izliyor: hangi dosyalara dokunulacak, hangi sırayla, hangi tuzaklar biliniyor, hangi kararlar hâlâ açık? Programlamadan önce yanıtlanması daha iyi olan sorular tam burada ortaya çıkıyor (“Bu tarayıcıda da çalışmalı mı?”, “Eski kayıtlara ne olacak?”). Plan oturduktan sonra uygulama geliyor — ve bu çoğu zaman her şeyin en sıkıcı kısmı. Tam olması gerektiği gibi.
İlişkili şeyler tek toplu işte. Bize çok zaman kazandıran ikinci bir kural: birkaç sorun benzer ya da bağlantılı olduğunda — hepsi aynı odak sorununu paylaşan beş oyun padi menüsü ya da aynı test turundan on beş bulgu — yapay zekâ bunları on beş ayrı iş olarak değil, tek bir iş olarak paketlenmiş alıyor. Böylece etkilenen koda yalnızca bir kez çalışması gerekiyor, çözümler birbiriyle çelişmek yerine birbirine uyuyor ve iki iş arasında hiçbir şey yere düşmüyor.
Her sürümden önce: iki ayrı denetim turu. Her büyük çalışma adımından sonra — ve yeni bir sürüm size gitmeden önce her zaman — yapay zekâyı sonuca bir kez daha salıyoruz. Ama iki bilerek ayrı incelemeyle. Birincisi: hedeflenen özellikler ve hata düzeltmeleri gerçekten tamamen bitti mi — yoksa bir yerde yarım kalmış bir kalıntı, unutulmuş bir uç durum, eksik bir çeviri mi duruyor? İkincisi, kendi turunda: değişiklikler başka bir yerde yeni sorunlara yol açtı mı? İkisini tek soruda karıştırmak işe yaramıyor — boşlukları ve yan hasarı aynı anda arayan her birinin yarısını buluyor. Ayrı sorulduğunda bu iki soru bizi büyük bir yeniden işten kurtarıyor; sürüm notlarında “yol üstünde düzeltildi” diye görünen şeylerin iyi bir kısmı tam da bu denetim turlarından geliyor.
Ve en sonunda yine bir insan test ediyor. Beşinci adım bir yapay zekâ aşaması değil, bizim: elle test gerçekten oynamak demek. Yeni derlenmiş sürüm, gerçek bir oyun padi, gerçekten oynayan bir çocuk. Her analizden sağ çıkan pek çok şey kanepede ilk beş dakikada ölüyor. Çünkü bir şeyin doğru hissettirip hissettirmediği, dünyadaki hiçbir analizin yanıtlayamayacağı bir soru.
Yakından bakarsanız bu düzende yapay zekâ büyüsü bulamazsınız, sadece çağlar öncesinden mühendislik zanaatı: önce anla, sonra planla, sonra inşa et, sonra kontrol et. Ve bizim için bunun çevresindeki çerçeve hep aynı: fikri bir insan buluyor, son testi bir insan yapıyor — yapay zekâ arada çalışıyor. Yeni olan tek şey bu döngünün ne kadar hızlandığı. 🔍
Yorumlar